Cinsel özgüven, hayatımızın en çok yanlış anlaşılan parçalarından biridir. Çoğu kadın onu belirli bir görünüşle, kusursuz bir bedenle ya da geniş bir deneyimle eşleştirir. Oysa gerçek özgüven bunların hiçbiri değildir. Bu rehber, cinsel özgüvenin aslında ne olduğunu, neden bu kadar çok kadının onu yıllar içinde yitirdiğini ve en güzel haberi, yani onun öğrenilebilen bir beceri olduğunu açıklar.
Özgüven, kendini yatakta nasıl gösterdiğinden çok, kendine içeride nasıl davrandığınla ilgilidir. Bedenini kabul edebilmek, zevke hakkın olduğunu bilmek ve ne istediğini sesli söyleyebilmek. İşte cinsel özgüven bu üç temelin üstünde durur. Ve bunların hiçbiri doğuştan gelmez, hepsi zamanla inşa edilir.
Cinsel özgüveni bir maske ya da rol gibi düşünme. O, sahnede oynanan bir gösteri değil, içeriden gelen bir rahatlıktır. Kendine güvenen bir kadın her zaman kendinden emin görünmek zorunda hissetmez. Sadece kendi bedeninde, kendi isteklerinde ve kendi ritminde huzurludur. Bu huzuru birkaç sade temelde tanıyabilirsin:
- Öz kabul: Bedeninle savaşmayı bırakmak. Onu yargılamadan, olduğu gibi var olmasına izin vermek. Mükemmel olmak değil, kendinle barışık olmak.
- Zevke hak tanımak: Zevkin senin de hakkın olduğunu içten içe bilmek. Sadece partnerini memnun etmek için değil, kendi keyfin için de orada olmak.
- Sesini bulmak: Neyin hoşuna gittiğini, neyin gitmediğini söyleyebilmek. İstemek utanılacak bir şey değildir; aksine yakınlığı derinleştiren bir cesarettir.
- Mevcut olabilmek: Aklın bir köşesi seni izleyip eleştirmek yerine, ana ve hisse tam olarak dahil olabilmek.
Bedeninle savaş hâlindeyken, dikkatinin büyük bölümü kendini izlemekle ve eleştirmekle geçer. O an karnını, bir kıvrımını ya da nasıl göründüğünü düşünürken, hissedilen zevke yer kalmaz. Beden imajı ile cinsel zevk işte tam burada birbirine bağlanır: bedenini kabul ettiğin ölçüde dikkatin yargıdan hisse kayar.
Öz kabul, kusursuz görünmek değildir. Bedeninin tam şu anda olduğu hâliyle var olmasına, üzerine bir hikâye yüklemeden izin vermektir. Bu izin verildiğinde, beden gevşer ve duyular açılır. Bedenini bir eleştiri nesnesi olarak değil, zevki yaşadığın bir yuva olarak görmeye başladığında, hem kendin hem de partnerinle paylaştığın yakınlık derinleşir.
Pek çok kadının zihninde, en yakın anlarda bile arka planda konuşan bir ses vardır. Yeterince çekici olmadığını, yanlış bir şey yaptığını ya da partnerinin ne düşündüğünü fısıldar. Bu içsel eleştirmen, çoğu zaman seni korumak için orada olduğunu sanır, ama yaptığı tek şey seni andan koparmaktır.
Onunla savaşmak işe yaramaz; onu fark etmek ise her şeyi değiştirir. Eleştirmenin sesini duyduğunda, dikkatini nazikçe bedenine ve nefesine geri getir. Sesi yok etmek zorunda değilsin, sadece ona daha az kulak vermeyi öğrenirsin. Zamanla, ona ayırdığın yer küçülür ve yerini hisse, mevcudiyete ve gerçek bir rahatlığa bırakır.
Birçok kadına, cinsellikte asıl görevinin karşısındakini memnun etmek olduğu öğretilir. Kendi zevki ise ikinci planda kalır, hatta bazen tamamen unutulur. Oysa zevk, kazanılması gereken bir ödül değil, senin de hakkındır. Kendi keyfin için orada olmak bencillik değil, sağlıklı bir yakınlığın temelidir.
Zevke hak tanımak, isteklerini fark etmekle başlar. Neyin hoşuna gittiğini bilmek, bunu söyleyebilmek ve istemediğin bir şeye nazikçe hayır diyebilmek, özgüvenin en somut hâlidir. İstemek utanılacak bir şey değildir. Sesini kullandığın her an, hem kendine hem partnerine seni gerçekten görme fırsatı verirsin.
Cinsel özgüven yalnızca seninle ilgili bir kazanım değildir; paylaştığın yakınlığı da dönüştürür. Kendine güvenen bir kadın isteklerini söyleyebildiğinde, partneri artık tahmin etmek zorunda kalmaz. Açık bir iletişim, iki tarafın da rahatladığı, daha doyurucu ve daha dürüst bir cinsel hayatın kapısını aralar.
Bir partner cömertçe alabilmeyi öğrendiğinde ve diğeri özür dileyip kendini savunmadan verebildiğinde, aranızda her şeye yayılan bir güven oluşur. Bu güven yatak odasının çok ötesine geçer ve ilişkinin bütününü besler.
Eğer kendini cinsel olarak güvende ya da özgür hissetmiyorsan, bunda yanlış bir şey yok ve yalnız da değilsin. Pek çok kadın bu duyguyu zamanla, çoğu zaman farkında bile olmadan kaybeder. Nedenleri genellikle şunlardır:
- Utanç ve büyütülme biçimi: Birçok kadına cinselliğin saklanması, konuşulmaması ya da utanılması gereken bir şey olduğu öğretilir. Bu sessiz mesajlar yıllar içinde derin izler bırakır.
- Karşılaştırma: Filmler, sosyal medya ve gerçek dışı görüntüler, sürekli yetersiz olduğumuz hissini besler. Başkalarıyla kıyaslandığında bedenin de, deneyimin de hep eksik gibi görünür.
- Geçmiş deneyimler: Kötü bir ilişki, eleştirilmek ya da dinlenmemek, insanın kabuğuna çekilmesine yol açabilir. Beden, kendini korumak için kapanır.
- Mükemmeliyet baskısı: Her zaman çekici, her zaman hazır, her zaman doğru olma beklentisi yorucudur ve özgüveni içten içe aşındırır.
Bunları okurken kendinden bir parça tanıdıysan, lütfen kendini suçlama. Bu kayıp senin bir eksikliğin değil, çevrenin ve geçmişin sana öğrettiği şeylerin bir sonucudur. Ve öğrenilen her şey, yeniden öğrenilebilir.
İşte bu rehberin en önemli fikri: cinsel özgüven, bazı kadınların sahip olup diğerlerinin asla erişemeyeceği büyülü bir özellik değildir. O, tıpkı yüzmek ya da bir dilde konuşmak gibi, adım adım geliştirilebilen bir beceridir. Kendine güvenen gibi görünen kadınlar da bir noktada tedirgindi. Fark, onların kendileriyle çalışmayı öğrenmiş olmalarıdır.
Bu, baskı altında olduğun anlamına gelmez. Hiçbir şeyi bir gecede değiştirmen gerekmiyor. Bu yolculuk küçük adımlardan, kendine gösterdiğin sabırdan ve nazik bir merak duygusundan oluşur. Öz kabul, üzerine her şeyin kurulduğu zemindir.
- Güvensizliğin ve utancın kökleri: Bu duyguların nereden geldiğini anlamak ve onların gücünü azaltmak.
- Kendi bedeninle ilişki: Bedeninle savaşmayı bırakıp onu yeniden tanımak ve kabul etmek.
- İsteklerin sesi: Ne istediğini fark etmek ve bunu rahatça söyleyebilmek.
- Beden dili ve mevcudiyet: Sözsüz duruşunla kendini güvende ve açık hissetmek.
- Güvenle inisiyatif almak: İlk adımı atmanın, isteyenin sen olmasının özgürlüğü.
- Sınırlar ve hayır demek: Kendini korumanın özgüvenin bir parçası olduğunu öğrenmek.
- Bir yaşam tarzı olarak özgüven: Bu duyguyu yatak odasının çok ötesine taşımak.
Bu yedi adım, sonraki bölümlerde seni nazikçe bir bütüne taşır. Her biri kendi başına da işine yarayacak küçük bir kazanım sunar.
Cinsel özgüven; görünüşle ya da deneyimle değil, öz kabul, zevke hak tanımak ve isteklerini söyleyebilmekle ilgilidir. Beden imajınla zevkin birbirine bağlıdır ve içindeki eleştirmeni susturmak, dikkatini yargıdan hisse taşır. Birçok kadın bu duyguyu utanç, büyütülme biçimi ve karşılaştırma yüzünden yitirir, ama bu bir eksiklik değildir. En güzel haber şu: özgüven öğrenilebilen bir beceridir. Rahatlamak için önce oyunla başlamak istersen, bir tur çiftler için oyun ya da paylaşılan bir kink listesi kapıyı güzelce aralayabilir.